Bu zamana kadar projelerimizi, etkinliklerimizi ve yayınlarımızı hayata geçirmemizde bize destek olan kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.

  • AB Türkiye Delegasyonu
  • T.C. Dış İşleri Bakanlığı AB Başkanlığı
  • T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi
  • Mobility International USA
  • Urgent Action Fund
  • Feminist Review Trust
  • Avrupa Birliği Demokrasi ve İnsan Hakları İçin Avrupa Aracı (DİHAA)
  • Etkiniz AB Programı
  • Sivil Düşün AB Programı
  • Sabancı Vakfı
  • İsveç Büyükelçiliği
  • Avustralya Büyükelçiliği
  • Atom Film
  • Engelli kadınların mevcut durum ve problemlerini irdeleyerek, onların; evrensel insan hakları, adalet ve hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde siyasi, hukuki, sosyal ve ekonomik varlıklarını geliştirecek teorik ve pratik çözümler üretmek.
  • Engelli kadınların hak arama mekanizmalarına erişimlerinin yaşama geçmesi için çalışmak ve her türlü ayrımcılıkla mücadele etmek.
  • Kadınlar arası diyalog, iletişim, dayanışmayı sağlamak, toplumun her kesiminden engelli ve engelsiz kadınlarla ‘onurlu bir yaşam’ ortak paydasında bir araya gelip çeşitli faaliyetler yapmak.
  • Engelli kadınların, sosyal ve ekonomik alanda fırsat eşitliği ilkesi gözetilerek gelişmeleri ile  bu alandaki faaliyetlere katılımlarını arttırmak için çalışmak.
  • Engelli kadınların başta eğitim, istihdam ve sağlık gibi temel insan haklarına uygun yaşam sürdürebilmeleri amacıyla sorun tespitleri ve çözüm önerileri üretmelerine katkıda bulunmak. 
  • Engelli kadınların güçlü yanları ve sorunları hakkında toplumda farkındalık uyandırmak ve bu amaçla etkinlikler düzenlemek.

Feminist Bakış Açısı: Engelli Kadın Derneği örgütlenmesinde feminist ilke, değer ve yöntemleri esas alır.

Anti Hiyerarşik Örgütlenme:  Engelli Kadın Derneği, kişiler arasında görev ve yetkilere dayanan alt- üst ilişki sınıflandırmasına karşı çıkar. Üstlenilen görev ve sahip olunan yetki kimseye ayrıcalık sağlamamakla birlikte, başlı başına bir temsil gücü de tanımaz. 

Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik:  Hesap verebilirlik, karar alan ve uygulayanların yetkilerini kullanmalarından ve gerçekleştirilen faaliyetlerden sorumlu tutulabilmelerini sağlamaktadır. Bu sayede, örgüt içinde karar alma ve uygulama yetkilerini kullanan kişiler, kararlardan etkilenenlere hesap verebilecektir. Örgüt içinde hesap verebilirliğin etkin olarak işletilebilmesi, şeffaflığın sağlanmasını zorunlu kılmaktadır. Şeffaflık ise; bilgi aktarımı ile birlikte katılım ve çoğulculuk ilkelerinin tam ve etkin olarak işleyebilmesinin ön koşuludur. Örgüt içinde, bilgiye sahip kişiler sorulmaya yer bırakmaksızın sistematik olarak bilgiyi paylaşmalıdır. 

Katılımcılık: Katılım demokratik örgütlenme anlayışının dayanak noktalarından biridir. Bu doğrultuda, katılım ilkesinin özünde bulunan, düşünme ve ifade özgürlüğü; örgütün karar alma sürecinin sağlıklı yürümesini sağlamaktadır. Örgüt tarafından benimsenen, engelli kadın ve kız çocuklarının toplumsal yaşama ve karar alma süreçlerine tam ve etkin katılımının sağlanması, misyonu öncelikle örgüt içinde işlerlik kazanmaktadır. Bu sayede, politika oluşturma aşamasından, karar alma ve gerçekleştirme aşamasına kadar her süreçte katılımın sağlanması ile örgüt içindeki fikirlere ve beklentilere de vakıf olunacaktır. 

Çoğulculuk: Demokratik anlayışın vazgeçilmez bir ön koşulu olarak kabul edilen çoğulculuk, örgüt yapılanmasını bireysellikten çıkarıp ortak çözümler noktasında bütün üyelere hitap ettiğinden, tarafımızca benimsenen önemli bir ilkedir. Örgüt tarafından kabul edilen bu ilke doğrultusunda, alınan kararlar, çoğunluğun tercih ve isteklerinden farklı olarak, çoğunluk yanında azınlıkta kalan fikirlere de değer veren bir sistem olduğundan; üyelerin yönetimde eşit söz hakkına sahip olmasını sağlamaktadır. Bütün bunların yanı sıra, demokratik bakış açısının bir yansıması olarak katılımın yüksek olması da çoğulculuk anlayışının bir sonucudur. Bu ilkeden hareketle, örgüt tarafından alınan kararların, bütün farklı düşünceleri kapsayacak çoğulcu bir anlayışla alınması esastır. 

Örgüt içinde benimsenen ilke ve değerler, gerek örgütün sürdürebilirliği gerekse de politika oluşturma ve uygulama süreçlerinin sağlıklı yürümesini sağlayan temel unsurlardır. Bu nedenle, yukarıda belirtilen örgütün temel ilkelerinin genişletilmesi Engelli Kadın Derneği’nin önemli hedeflerindendir. 

Türkiye’de engelliliğe dayalı ayrımcılıkla mücadele etmek amacıyla kurulmuş ve çalışmakta olan pek çok engelli örgütü bulunmaktadır. Ne var ki, karma örgütlenme niteliği taşıyan bu yapılar içerisinde engelli kadınların hem engelli hem de kadın olmaktan kaynaklanan  sorunlarının öncelikli olarak görünürlüğünün sağlanması ve  çözümler üretilebilecek  özel alanlar yaratılması hedeflenen düzeyde olamamıştır.  

Engelliliğin yanı sıra kadın olmanın getirdiği ayrımcı tutumların ve kalıplaşmış yargıların baskısı altında olan engelli kadınlar üzerinde toplumsal cinsiyet dayatmaları sonucu doğan cinsiyet eşitsizliği daha ağır bir etki yaratmaktadır. Örneğin engelli kız çocukları  çoğunlukla eve kapatılmakta, eğitim çağına geldiğinde ya hiç eğitim alamamakta ya da asgari bir seviyede sözgelimi sadece ilk öğreniminin ardından tekrar kapatıldığı eve geri dönmektedir. Engelli kadınların temel hak ve özgürlükleri çoğu zaman ihlal edilmektedir. Özellikle zihinsel engelli kadınlar, yaşama hakkı, işkence ve zalimane davranışlara maruz bırakılmama hakkı olmak üzere eğitim,  istihdam, sağlık gibi en temel insan haklarından yeterince yararlanamamaktadırlar. 

İnsan haklarına saygı göstermek, onları korumak ve yerine getirmek, insan hakları ile ilgili uluslararası sözleşmelere taraf olan devletlerin öncelikli ve zorunlu yükümlülükleri  arasındadır. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 6. Maddesi engelli kadınlara dair özel bir düzenleme içermektedir. Bu sözleşmenin ardından ülkemizde engelli kadınlarla ilgili çalışmalar hız kazanmışsa da  hala engelli kadınlarla ilgili çok fazla yanlış inanış ve kalıplaşmış yargı bulunmaktadır. Sözgelimi,  engelli kadınlar kendi kendilerine yetemeyen, başkalarına fazlasıyla muhtaç, çocuklar gibi naif,  acınması gereken, evden çıkmamaları tercih edilen, çalışmaması gereken, aile kuramayan, iyi ebeveyn olamayan, aseksüel bireyler olarak algılanmaktadır. 

Engelli Kadın Derneği (ENG-KAD) bu sorunlarla mücadele etmeyi hedefleyen bir grup kadının bir araya gelerek feminizm ve engelli bireyler için onurlu bir yaşam ortak paydasında buluşmasıyla Eylül 2011 ‘de Ankara’da kurulmuştur.


Yakınlaştır / Uzaklaştır